Çin’den G7 Ülkelerine, Diğer Ülkelerin İçişlerine Karışmama Çağrısı

BEİJİNG, 19 Nisan (Xinhua) — Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin G7’yi kendi sorunlarına odaklanmaya, Soğuk Savaş zihniyeti ve ideolojik önyargıları bir yana bırakmaya ve diğer ülkelerin içişlerine karışmaya son vermeye çağırdı.

Wang Salı günü yaptığı açıklamayı, olağan basın toplantısında, G7 dışişleri bakanlarının Taiwan, Doğu Çin Denizi, Güney Çin Denizi, Xinjiang ve Tibet ile ilgili konularda Japonya’da yaptıkları toplantı sonrasında yayımlanan ortak bildiriye ilişkin soru üzerine yaptı. Toplantıda Çin’e şeffaf, öngörülebilir ve adil iş ortamları sağlaması yönünde çağrıda bulunulmuştu.

Sözcü, Çin’in güçlü konumu ve mevcut gerçeklerinden bağımsız olarak, G7 Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın Çin’in içişlerine büyük ölçüde müdahale ettiğini ve kötü niyetli şekilde Çin’e iftira atıp, itibarsızlaştırdığını söyledi.

Wang, “Bildiri, G7 grubunun kibrini, önyargısını ve kasıtlı olarak Çin’i engelleme ve kontrol altına alma konusundaki meyilini yansıtıyor. Bunu esefle karşılıyor ve reddediyoruz. Ev sahibi Japonya’ya yönelik ciddi şekilde diplomatik girişimde bulunduk” dedi.

Taiwan’ın Çin’in dokunulmaz topraklarının bir parçası olduğunu ve tek Çin ilkesinin Taiwan Boğazı’nda barış ve istikrarın temelini oluşturduğunu vurgulayan Wang, Taiwan Boğazı’nda gerçek barışı güvence altına almak için, “Taiwan’ın bağımsızlığı” yönünde her türlü eyleme kayıtsız şartsız karşı çıkılması ve bu tür eylemlerin durdurulmasının şart olduğunu ifade etti.

Wang, Hong Kong, Xinjiang ve Tibet ile ilgili meselelerin tamamen Çin’in içişlerine girdiğini ve hiçbir dış gücün bu konulara herhangi bir şekilde veya bahaneyle müdahale edemeyeceğini belirtti. Sözcü, Doğu Çin Denizi ve Güney Çin Denizi’ndeki durumun ise genel olarak istikrarlı olduğunu ve ilgili ülkelerin barış ve istikrarı korumak için bölge ülkelerinin çabalarına saygı göstermeleri gerektiğini söyledi.

Wang, “Büyük potansiyele sahip en canlı pazarlardan biri olarak Çin, dış yatırımcılar için istikrarlı, adil, şeffaf ve öngörülebilir bir yatırım ve iş ortamı sağlamayı taahhüt ediyor” dedi. Bazı G7 üyelerinin piyasa ekonomisi ve adil rekabet ilkelerinden bihaber olduklarını, ulusal güvenlik kavramını genişletip istismar ettiklerini ve yabancı şirketlere baskı uygulamak için mümkün olan her türlü aracı kullandıklarını belirten sözcü, bu ülkelerin Çin’i suçlayabilecek konumda olmadıklarını vurguladı.

Sözcü, Çin’in sorumlu büyük bir ülke olarak, Birleşmiş Milletler (BM) Antlaşması ve uluslararası hukukun temel ilkelerine bağlı hareket ettiğini ve insanlık için ortak bir geleceğe sahip bir toplum inşa etmeye kararlı olduğunu ifade etti.

Wang, “G7’yi bir kez daha kendi sorunlarına odaklanmaya ve Soğuk Savaş zihniyeti ve ideolojik önyargıları bir yana bırakmaya çağırıyoruz. G7, bugünkü dünyanın hakim eğilimleri ile çelişmekten, küçümser şekilde suçlamalarda bulunmaktan, diğer ülkelerin içişlerine karışmaktan ve uluslararası toplumda kasten düşmanlık ve bölünme yaratmaktan vazgeçmeli” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir